ERZURUM NENEHATUN KADIN DOĞUM HASTANESİ
DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE HASTA HAKLARI
1948'de Birleşmiş Milletler uluslararası düzeyde genel insan hakları ile
ilgili bir anlaşma yapmış ve birçok ülke tarafından imza edilmiştir. Bu
anlaşmada temel haklar (yasama hakkı, mülkiyet hakkı, seçme ve seçilme hakkı )
belirtilmiştir. Bu haklar geliştikçe ayrıntılara girilmiştir. Sağlık hakkı ve
ona ilişkin olarak hasta hakları, insan haklarının ikinci aşamasında devreye
girmiş, üçüncü aşamasında ise ayrıntılı olarak geliştirilmiştir.
Dünya Hekimler Birliği'nin 1949'da Londra-İngiltere'de kabul ettiği
"Uluslararası Tıbbi Etik Yasası"yla, Hipokrat Andı'nda yer alan, özellikle
hizmeti alana "zarar vermeme" ilkesine kapsamlı olarak yer verilmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1900'lü yılların başından bu yana
hastaların hastanelere karşı açtığı seri davalardan sonra 1972'de Amerika
Hastane Birliği, "Hasta Hakları Bildirgesi"ni yayınlaşmıştır. Bu bildirgede"
hastanın hastalığının tanısına, tedavisine ve prognozuna ilişkin doğru, eksiksiz
ve anlayabileceği dilde bilgi almaya ve akla uygun bir karar verebilmesine
olanak sağlanmasını beklemeye hakkı vardır" anlatımı yer almaktadır. Bunu Dünya
Hekimler Birliği'nin 1981'de Lizbon-Portekiz'de kabul ettiği Lizbon Bildirgesi
(Hasta Hakları Bildirgesi) izlemiştir. Bu bildirgeye göre; hastanın hekimini
özgürce seçme, hiçbir baskı altında kalmadan karar verebilen hekim tarafından
bakılabilme, kendisine önerilen tedaviyi kabul veya reddetmeye, kendisi ili
ilgili tıbbi veya özel bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını beklemeye,
onurlu bir şekilde ölmeye, ruhi ve ahlaki teselliyi kabul veya reddetmeye hakkı
vardır. Lizbon Bildirgesi esas olarak uzun yıllardır bilinen ve uygulamaya
çalışılan temel hekimlik kurallarını hasta hakları başlığı altında
düzenlemiştir. Fakat sağlık hizmetleri ile ilgili birçok ayrıntılı sorun bu
bildirgede yer almamıştır.
Lizbon Bildirgesi'nin eksiklikleri daha sonra hazırlanan Avrupa Hasta
Hakları Bildirgesi (Amsterdam1994) ve Dünya Tabipleri Birliği Hasta Bildirgesi
(Bali 1995) ile önemli ölçüde giderilmiştir. Her iki bildirgede hasta hakları
esas olarak beş başlık altında toplanmıştır
TÜRKİYE'DEKİ GELİŞMELER
Türkiye'de hasta-hekim ilişkilerini düzenleyen ilk yazılı metin, Türk
Tabipleri Birliği tarafından 1960'da hazırlanan "Tıbbi Deontoloji
Nizamnamesi"dir. Bu nizamname "Hekimlik ve Meslek Etiği Kuralları" adı altında
yeniden düzenlenerek Türk Tabipler Birliği'nin Ekim 1998'de Ankara'da yaptığı
47. Büyük Kongresi'nde kabul edilmiştir.
Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nca hazırlanan "Hasta Hakları Yönetmeliği" 1
Ağustos1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu yönetmelik Avrupa Hasta Hakları Bildirgesi'nin hemen hemen
aynısıdır. Son maddesiyle farklılaşmaktadır. Bu maddeye göre Hasta Hakları
Bildirgesi hastaların görüp okuyabileceği yerlere asılması zorunluluğu
getirilmiştir.
Yine Sağlık Bakanlığı'nca hazırlanan "Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları
Uygulamalarına İlişkin Yönerge" ile sağlık tesislerinde yaşanan, hasta hakları
ihlalleri ile bunlara bağlı ortaya çıkan sorunların önlenmesi, sağlık
hizmetlerinin kalitesinin arttırılması, sağlık hizmetlerinin insan onuruna
yakışır biçimde sunulması ile hastaların hak ihlallerinden korunabilmesi ve
gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesi amaçlanmış ve konuya
dair esas ve usuller belirlenmiştir.